Evet Merhaba Dünya …

Kendime göre uzun saydığım bir meslek yaşamım var. Çevremdeki çoğu kişi için “Bilgi işlemci” olmakla beraber teknik tarafta kendimi nasıl tanımlamam gerektiği konusunda bende çok emin olamıyorum. Linux, embedded sistemler, Microsoft Active Directory, Exchange derken liste uzayıp gidebilir. Bunların hepsi ile meslek hayatım boyunca haşır neşir oldum. Kurulumlarını defalarca gerçekleştirdim ve bu sistemleri yönettim.

Şöyle bir geçmişime baktığımda GOLD Bilgisayar Şaşkınbakkal şubesinde teknisyen olarak başladım iş hayatına. Tabi teknisyen olmak için annemin 925 MARK ile aldığı ilk bilgisayarı defalarca dağıtmış toplamış bozmuş tamir etmiştim. O senelerde bilgisayar toplamak ve Windows 3.1 kurmak büyük bir marifet olduğundan işe girmem çok zor oldu diyemem. Hatırladığım en önemli konu ise PC toplamada süre tuttuğum ve zaman zaman kendimle, zaman zamanda diğer çalışma arkadaşlarımla yarışmamdır.

Yıllık iznimi kullandığım sırada Murat isimli arkadaşım evleneceğini ve onun yerine 15 gün süre ile çalıştığı şirkete işe gidip gelmemi ve son kullanıcılara destek olmamı istedi. Bu benim için ilk kez kurumsal bir fırsattı ve hemen kabul ettim. IMAGE Halkla İlişkiler firmasının kapısından girdiğim anı hiç unutmuyorum. Mecidiyeköy’ de harika bir ofisleri vardı…

Bu kısa deneyimden hemen sonra GOLD Bilgisayar’ ın Şaşkınbakkal şubesinden ayrılmıştım. Şimdi kendime yapacak bir iş bakıyordum ki babamın bir arkadaşından cep telefonu tamir etmek üzere memleketim Makedonya’ da olan iş yeri için teklif aldım. İşyeri sahibi Yusuf abi “bilgisayarcı” olmamdan dolayı benim cep telefonu tamir edebileceğimi de düşünmüştü. Kısa bir eğitim almamı da sağlayacaktı. İşi hemen kabul ettim.. Makedonya’ da teyzemde kalmış ve kuzenlerim ile harika bir ay geçirmiştim. Orada sabah kalkıp işe gitmek hala hatırladığımda benim için güzel anılar arasında…

Makedonya’ daki birinci ayımda arkadaşım Murat’ ın  IMAGE’ daki işinden ayrıldığını öğrendim. Beni IMAGE’ ın İK’ sı arayarak iş teklifinde bulundu. Murat’ ı arayarak ne düşündüğünü sordum. Sonuçta kendimi biraz suçlu gibi hissetmiştim. Sağolsun Murat beni rahatlattı ve eğer aklıma yatıyorsa kabul etmemi söyledi. Öylede yaptım.

IMAGE’ da çalışmaya başladıktan bir süre sonra firmanın taşınma süreci başlamış oldu. Bu taşınma işleri ilerideki bir kaç işimde de yakamı bırakmayacaktı fakat ozamanlar bunu bilmiyordum. 🙂 Böylelikle ilk kez teoriden pratiğe sunucu taşıma ve network konusunda tecrübe sahibi oldum.

2 yıl gibi bir zaman sonunda Sabah & Atv grubunda yine helpdesk olarak iş buldum. Bir gazete de çalışmak gerçekten çok güzeldi. Halen öyle düşünüyorum. Medya kuruluşunda çalışmak çok farklı bir tecrübe. (Burada bu blogu yazmamda beni cesaretlendiren ve kısa zaman sonra TRT WORLD’ de iş hayatına devam edecek olan Sabri SUYUNU’ ya da başarılar diliyorum 🙂 )

Sabah’ ta hatırladığım en önemli şeylerden biri patrona ait Ericsson T900 cep telefonunu internete bağlamak için operatör ile verdiğim uğraştı. Telefon henüz Türkiye’ de yoktu. Malum o dönemde (2002) mobil internette pek yaygın değil. Epey uğraştan sonra başarmak ve takdir edilmek beni çok mutlu etmişti. Diğer önemli konu ise Nişantaşı’ nda bulunan binamızın Balmumcu’ ya taşınması idi 🙂

Sabah & Atv maceram askerlik nedeni ile benim erken saydığım bir dönemde bitti. Önce Manisa Kırkağaç ardından Mardin’ de Muhabereci olarak hizmetimi tamamladım…

Ben henüz askere gitmeden Sabah grubunda çalıştığım dönemde kurum el değiştirmişti, askerden geldiğimde de artık başka bir patron vardı. Hasılı tekrar Sabah’ a başvuruda bulunmadım.

Boğaziçi Otomotiv’ de kısa bir dönem (6 ay kadar) bilgi işlem personeli olarak görev yaptım. Kısa bir dönemde hiç kaybetmediğim dostlar edindim.

Ve geldik benim için dönüm noktası olan Armador Bilişim’ e. Anneciğimin girişimleri ile iş arayışım Armador Bilişim’ in sahibi Fatih abinin kulağına kendisinin validesi Fatma teyze tarafından iletilmiş. Onlarda Linux üzerine yetiştirilmek üzere personel aradıkları bir dönemde oldukları için bu zincirleme tevafuklar ile Armador’ da işe başladım.

Orada Ali KIZIL ve Tolga KARATAŞ’ tan çok şey öğrendim. Ali’ nin bana Qmail sunucu kurmaya çalıştığım gecelerde söylediği ” Linux matrix gibidir biraz sabredip devam edersen kafanda haaa şöyle olması lazım diye herşey oturacak” sözü hep aklımda.

Armador’ da güzel işler yaptık Armador OS 2006 ve Chip OS olarak iki ayrı sürümde hazırlanmış olan Linux işletim sisteminin bash script betiklerinin bir bölümünü ben yazmıştım. Çok havalı bir işti ve beni oldukça mutlu ediyordu. Bunun yanı sıra bir sürü ek uygulamayı daha geliştirmeyi, birleştirmeyi o zamanlarda öğrendim. (2006)

Armador’ da çok farklı tecrübeler edindim. Üniversitelerde Linux üzerine seminerler veriyor, PC Magazine ve Chip dergilerinde kendi köşemde Linux sorularını yanıtlıyordum. Embedded sistemlerin kurulumu için TÜBİTAK ve ASELSAN’ da görevler yaptım. Zaman zaman o günlerimi özlüyorum. (Armador’ a başladıktan kısa bir süre sonra Kadıköy ofisten Kızıltoprak Ofise taşındık. Taşınma işleri yakamı bırakmadı:) )

Sonra şartlar bizi Armador ile ayrılık noktasına getirdi. Fakat aramız hiç bozulmadı. Halen Fatih abi ve Alper abi ile uzakta olması hasebiyle de Tolga ile zaman zaman görüşüyor eski günleri yad ediyoruz.

Bu aşamadan sonra Ali ile birlikte bir iş kurduk. Sonra o devam etti ben ise İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nde bilgi işlem müdürü olarak çalışmaya başladım. (2010) Halen bu işteyim ve halen BT alanında sorun çözme gayretindeyim.

Bu aşamadan sonraki yazılarımda çoğunlukla karşılaştığım sorunlara bulduğum/uz çözümleri buraya aktarmaya çalışacağım. Eh nede olsa “Bilgi paylaştıkça çoğalır” deyimini Linux ile birlikte öğrendim 🙂

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.